En Ucuz Borçlanmanın Yolu: Kredi Kartı! Faizler Enflasyondan Ucuz Olunca Günah Tartışması Yeniden Alevlendi

en-ucuz-borclanmanin-yolu-kredi-karti-faizler-enflasyondan-ucuz-olunca-gunah-tartismasi-yeniden-alevlendi-3pM2FruY.jpg
Abone Ol
Daha Fazla

Merkez Bankası’nın geçen yıl başladığı faiz indirimleri 2022’de de sürüyor. Faiz indirimlerinin amacının üretime yönelik finansmanı ucuzlatmak olduğu biliniyor. Ancak ekonomideki dengelerde faiz, kur ve enflasyon ilişkisi istenen ve hedeflenen bir durum olmasına karşın indirimlerin ‘zamansız’ olması nedeniyle bozuldu. Bu bozulma dünya konjonktürüyle desteklenince alım gücü eriyen vatandaş kendine alternatifler aramaya başladı.

Alternatif finansman, alternatif yatırım ya da borçlanma kanalları arayanlar birer finans mühendisine dönüşmek suretiyle en uygun koşulları bulmakta mahir oldu. Son olarak yapılan hesaplamalarda en ucuz borçlanma koşullarının yanı sıra uzmanlar dini hassasiyetlerle ‘nas’ söyleminin tetiklediği faiz indirimlerinde enflasyonla oluşan koşulların aynı hassasiyetlerin içeriğinde olup olmadığını da sorgulamaya başladı. Diğer yandan da ABD’ye faiz artırım uyarı yapan IMF, Türkiye’ye de tam tersi bir tavsiye verdi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2021 yılında son 4 ayda toplam 500 baz puan, 7 ay aranın ardından 2022 yılında da 3 ayda toplam 350 baz puan faiz indirimine gitmişti.

Bu indirimlerin nihai amacının ekonomi modeline dayalı üretime ve yatırıma dönmesi için ucuz finansman olduğunu biliyoruz. Ancak özellikle geçen yıl başlayan indirimleri dünyada da artış eğiliminde olan enflasyonun ve Türkiye’de nispeten baskılanan kurların dengeleri bozulmuştu.

Sonuç olarak geçen yıl Ekim ayına 8,85 seviyesinden başlayan dolar/TL, Ekim 2021’e ait enflasyonun yüzde 2,39 açıklanıp yıllıkta yüzde 19,89 olması ve politika faizinde ilk indirimlerle yüzde 19’dan 18’e çekilen faiz oranından, Ekim 2022’nin son gününde 18,60 seviyesinden günü tamamlayan kur, aylıkta 3,54 yıllıkta 85,51 olan enflasyon ve yüzde 10,50 olan faiz seviyesine geldik.

Faizlerin inmesi 1 yıldan fazladır tartışıladursun, bunun üretime yönelip yönelmediği de en önemli kısım olurken, ne bankalar ne de üretim tarafı halinden memnun değil.

Ancak bu kez konu vatandaş, enflasyonla düşen alım gücü, özellikle dar ve sabit gelirinin eriyen geliri sonrası minimize olan faiz oranlarından alınacak veriyi maksimize eden bir kesim de var. 

Ne mi yapıyor? Kredi kartı kullanıyor!

Dünya’da Şebnem Turhan haberinde faiz oranlarına değiniliyor. Özellikle de kredi kartı faizlerine!

Faiz indirimleri normal piyasa koşullarında gösterge faizle birlikte geriler. Bizdeki koşullar normal olmadığından indirimler de bir miktar oynaklık sergilerken, diğer yandan da düzenlemeler sonrası mecburiyetle indirime yöneldi. 

Böylelikle kredi kartı işlemlerinde de uygulanan referans faiz oranı da geriledi.

Ekim ayında yapılan 150 baz puanlık indirim sonrası Merkez Bankası referans faiz oranı yüzde 0,95’e inince kredi kartı işlemleri ve gecikme faizi oranları da bunu takip etti.

1 Kasım’dan itibaren geçerli olmak üzere kredi kartı işlemlerindeki azami faiz oranı yüzde 1,5, gecikme faizi oranı da yüzde 1,83’e geriledi. 

Kasım 2020 sonrası kredi kartı işlemlerinde ilk kez bu seviye görülürken, ihtiyaç kredi faizindeki yıllık yüzde 30,88 oranına bakılınca ihtiyaçların kredi kartından sağlanması daha karlı oluyor. 

Geçen hafta açıklanan enflasyon yıllık yüzde 85,51 olurken, aylık enflasyon da yüzde 3,54 seviyesinde açıklandı. 

Ekim ayında yüzde 1,63 seviyesinde olan kredi kartı işlemleri faizi aylık enflasyonun da altında kaldı. Faiz indirimlerine ara verildiği dönemde ağustos ayında kredi kartı işlemlerinde uygulanan faiz oranı yüzde 1,8’di.

Bankaların genel olarak 20 bin liraya kadar bireysel kredi kartlarına nakit kullandırımları olduğu bilinirken, taksitlendirildiğinde de 12 aya kadar vade yapılıyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) haftalık verilerine göre 28 Ekim haftasında tüketiciler kredi kartı harcamalarını artırdı. bu hem enflasyondaki yükselişle fiyatların artışı hem de faizlerdeki gerilemeyle avantaj sağladığı için oluyor. 

Toplam kredi kartı harcamaları 363 milyar 893 milyon liraya ulaşarak tarihi zirveye çıkarken, kamu bankalarında 68 milyar 201 milyon TL, yerli özel bankalarda 155 milyar 100 milyon TL ve yabancı bankalarda da 140 milyar 592 milyon TL hacim gerçekleşti. 

2021 yılsonuna göre de bireysel kredi kartı harcamaları yüzde 76,4 oranında arttı.

Bireysel tüketici kredilerinde büyüme görülüyor.

BDDK verilerine göre 2021 yılsonuna göre ihtiyaç kredileri de yüzde 29 oranında büyürken, toplam ihtiyaç kredisi miktarı 598 milyar 110 milyon TL oldu. Merkez Bankası verilerine göre de aynı haftada tüketici kredilerinin yıllık büyüme oranı yüzde 33 seviyesinde. 

Merkez Bankası kredi kartı harcamalarının eylül ayında geçen yıla göre yüzde 132,75 arttığı görülürken, eylül sonundan ekim sonuna kadar da kredi kartı harcamalarındaki yükseliş yüzde 129 oranında oldu. 

Merkez Bankası verilerinde dikkat çeken bir yükselişse TL mevduat faiz oranları oluyor. 28 Ekim haftasında oranlar yüzde 15,66’ya yükseldi. Dolar cinsi mevduat faizi yüzde 2,84, Euro cinsi mevduat faizi de yüzde 0,97’ye indi.

Konut kredisi faizleri yükseldi.

Ticari kredilerde TL bazlı faiz oranı yüzde 18,27’ye gerilerken, ticari kredi kartı ve kredili mevduat hesapları (KMH) hariç TL ticari kredi faizleriyse yüzde 17,96’ya düştü. Ticari kredilerde dolar bazlı faiz oranı yüzde 9,19’a çıkarken, Euro bazlı faiz oranı yüzde 7,37’ye geriledi.

Konut kredi faizleri yüzde 21,40’ya çıkarken, taşıt kredi faizleri yüzde 25,76’ya ve ihtiyaç kredi faizleri de yüzde 30,88’e geriledi.

Bir de faiz indirimlerinin sürdürmesi beklenen TCMB’den gelecek ay da gelebilecek 150 baz puanlık bir indirimle oluşacak farklı bir durum var!

pbs.twimg.com

Twitter’da @e507’nin paylaşımına göre, 24 Kasımda faizin yüzde 9’a inmesiyle kredi kartlarına uygulanan faiz tavanı 1 Aralık itibarıyla yıllık basit yüzde 16,44 olacağından, Fed’in son faiz artışlarıyla ABD’de kredi kartı faizlerinin yüzde 18’e çıkması, 2020’de Dolar kart faizlerinden düşük olması sonrası 2. kez gerçekleşecek bir durum olacak.

Karar’da köşesinde İbrahim Kahveci faizin dini hassasiyetler kısmına değiniyor ve faiz kısmı biraz karmaşıklaşıyor.

cdn.karar.com

Kahveci, ‘Negatif faiz helal mi günah mı?’ başlığıyla, şunları soruyor:

Faiz haram diyorlar da; enflasyon ne olacak? Yani faiz nominal midir yoksa reel midir? Önce buna bir karar verilmesi gerekmez mi? Mesela yüzde 10 enflasyonda yüzde 100 faize haram demek çok rahat; iyi ama yüzde 100 enflasyonda yüzde 110 faize de haram diyebilir misiniz?

Bunu kuru fasulyede düşen alım gücüyle açıklarken, tasarruftaki cezalandırma için de şunları söylüyor:

Tasarruf ederek 5 kg kuru fasulyeniz kaybolmuştur…. Yoktan var etmek ve vardan yok etmek kullara ait olmadığına göre sizin 5 kg kuru fasulyenizi aslında başkaları gasp etmiş demektir.

“Tasarrufçunun parasının yarısı aslında çalınmıştır.”

cdn.karar.com

Kahveci, yazının devamında, tasarruf sahibinin eriyen parası için, ‘Kredi kullanıp faiz ödeyen insan da; tasarruf eden insan değil mi? Faizin iki tarafı vardır: Faiz alan ve faiz ödeyen’ diye açıklama yaparken, faiz ödeyenin kaybetmesine karşı çıkılması kadar, faiz alanın kaybetmesine de karşı çıkılması gerekip gerekmediğini soruyor. ‘Ana mesele faiz değildir; ana mesele veya büyük günah enflasyondur’ diyen ekonomist yazar, dar ve sabit gelirlinin parasında çalan enflasyonun öncelikli olduğunu savunuyor ve şu cümleyle sonlandırıyor:

Paradan para kazandırmak günahsa; paradan para kaybettirmek nedir?

Faiz indirimlerinin sürmesi beklenirken, “ilginç” bir öneri de IMF’den geldi: Uluslararası Para Fonu, Türkiye’ye faiz artırımı tavsiye etti!

IMF’nin 14-26 Ekim 2022 tarihlerinde, Türkiye ziyaretleri sonrasında hazırlanan raporunda, para politikasında sıkılaştırma ve Merkez Bankası’na bağımsızlık vurgusu dikkat çekti. 

Raporda, bu adımların enflasyonda kalıcı düşüşe ve rezervlerde yeniden toparlanmaya neden olacağı öngörülürken, enflasyon ve mali risklerdeki yükselişin, sıkı maliye politikasıyla dezavantajlı kesimlere yardımlara imkan sağlayacağı da belirtildi. 

Ankara ve İstanbul ziyaretleri yapan IMF heyeti, raporunu Ocak ayında yönetim kuruluna gönderecek ve sonra da tavsiyeler resmileşecek.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva ise geçen aylarda Fed’e yönelik, faiz artırım sürecinde politikalarında ihtiyatlı ve dünyanın geri kalanına karşı etkilere karşı dikkatli olma çağrısı yapmıştı.

Bu Yazıya Tepki Ver

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

reklam
reklam
Giriş Yap

MİNİMUM MAGAZİN ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin